Felç-İnme hastalığında önleyici yaklaşımlar

Kıymetini ancak kaybettiğimizde anladığımız, sağlıklı ve bağımsız olma durumunu bir anda tersine çeviren; hem kişiyi hem de yakın çevresini derinden sarsan bir durumdur felç/inme hastalığı. Bazen göre göre, bazen de ansızın gelişerek ciddi sağlık problemlerine yol açar.

Toplum sağlığı konusunda bilinçli her sağlık personeli gibi, bildiklerimi burada sizinle paylaşarak felç oluşumunu engelleme ve tedavileri konusunda bilinç oluşturmayı görev sayıyorum.

Felç oluşumunu önleme konusunda birçok şey sıralanabilir elbette ama özellikle çok karşılaşılan SVO yani halk arasında beyin felci olarak geçen durum hakkında önemsediğim noktalardan bahsetmek istiyorum.

Beyin kanaması yada pıhtı oluşumu sonucu beynin bir kısmının beslenmesinin durması, bu tatsız tabloyu oluşturur. Durumun ciddiyeti, etkilenen beyin bölgesi, büyüklüğü ile doğru orantılıdır. Sigara-alkol kullanımı, yaş, kilo, genetik yatkınlık, yüksek tansiyon, yanlış/düzensiz ilaç kullanımı, belirtileri önemsememe bu hastalığa zemin hazırlayan en önemli faktörler.

Yukarıda sıraladığım faktörler aslında felç oluşumunu önlemek için alabileceğiniz önlemler hakkında ipucu veriyor. Herkes tarafından bilinen sigara -alkol-beslenme üçlüsüne değinmeyeceğim ancak yüksek tansiyon, ilaçlar ve pıhtı oluşumu için ek bilgiler vermek isterim.

Yüksek tansiyon, gerek beyin kanamalarında gerekse pıhtı atmasında en önemli faktör. Ani yükselen tansiyon balonlaşmış bir damarı yırtabilir yada oluşan bir pıhtıyı yerinden koparıp beyin damarlarına taşıyabilir. Dolayısı ile, risk grubundaki insanların –sağlıklı hissetse dahi– ara ara düzenli tansiyon kontrolü yapması ve sonuçlarını doktoruyla paylaşması çok önemli. Farkında olmadan yıllarca yüksek tansiyonla yaşamış olabilirsiniz. Tanı konarak ilaç kullanan hastaların da aynı kontrolleri yapmasında fayda var. Vücudunuz zamanla ilaç dozuna ve etken maddesine alışabilir ve beklenen etki alınamayabilir. Ayrıca lütfen size verilen ilaçları düzenli ve dozunda kullanın. Tansiyon ilaçları düzenleyicidir, kendinizi iyi hissetseniz bile alınmalıdır. Aynı şekilde, kötü hissettiğinizde de dozunu arttırmamalı, doktorunuza danışmalısınız.

Pıhtı oluşumu için ayrı bir paragraf açmakta fayda var. Kötü beslenme, diabet hastalığı, sigara-alkol kullanımı, egzersizden yoksun bir yaşam damarlarınızda özellikle dolaşımın daha yavaş olduğu bacaklarınızda pıhtı oluşumunu tetikleyebilir. Özellikle uzun süreyle ayakta çalışanlar bol bol sıvı tüketmeli, yürüyüş-yüzme egzersizleri yapmalı ve gerekirse varis çorabı gibi önlemlerle bu riski minimuma indirmelidir. Yatağa bağımlı hastalarda da pıhtı riski katlanmaktadır. Ayrıca her büyük ameliyat sonrası belirli bir süre pıhtı riski vardır. Size verilen çorap ve ilaçları mutlaka düzenli ve dozunda kullanın. Bazı pıhtı çözücü ilaçlar fazla kullanıldığında yada aspirin gibi diğer ilaçlarla beraber alındığında iç kanamalara sebep olabilir.

Belirtileri önemseyin. Bazen hastalık saatler içerisinde yavaş yavaş gelişebilir. Hatta belirtiler tekrar kaybolabilir. Eğer bir yakınınızın yüzünde asimetri, kol-bacakta uyuşma ve karıncalanma, ayakta duramama, peltek konuşma gibi emareler farkederseniz mutlaka 112’yi arayın. Unutmayın, geçen her dakika önemli. Ayrıca, kişinin baş bölgesini soğuk tutmanız da faydalı olacaktır.

Felç/inme hastalığının önlenmesinde -özellikle yatan hastalarda- fizyoterapistinizin vereceği egzersiz programına mutlaka uymalısınız. Doğru pozisyonlama ve egzersizlerle bu riski minimuma indirmiş olursunuz.Protez ve diğer ortopedik ameliyatlar sonrasında rehabilitasyon programı ile günlük yaşama dönme süresini kısaltarak uzun süre yatmanın getireceği sağlık risklerini de bertaraf edebilirsiniz.

Sağlıklı günler dilerim

Fzt.Emrah ÖZSOY

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir